istanbul.. istanbul..

yukaridaki karelere bakinca kararsiz bir Istanbul gördüm ben.
sahi bugün Istanbulun kimligini hangi fotograf en iyi simgeler ve hangi cümlecik en güzel izah eder acaba?
denizin, ortasindan nazli bir gelin gibi süzüldügü; günesin, kalbinde battigi bir masal ülkesi mi,
ona her bakanin ilk bakista vurulup esir düstügü, her kalp sahibinin bir görüste büyülenip carpildigi, kalpleri fetheden bir Fatih mi,
tarihin ve sanli bir mazinin muhtesem yadigari mi,
para babalarinin amiral gemisi mi,
köylerinde tutunamayanlarin sigindiklari bir ekmek teknesi mi,
ugursuzlarin soysuzlarinin cirit attiklari bir labilent mi,
ya da herhangi baska birsey mi?
sanki kültürlerin, devirlerin, siniflarin Istanbul üzerine mucadelesi gibi bir hal var.
sanki bir istila, bir hücuma maruz yedi kubbeli mabed her bir tepesinden.
hepsi kendi rengini hakim kilmak adina üsüsmüs adeta maneviyatin, medeniyetin ve insanligin pay-i tahtina.
tasini topragini dahi "altin" deyip yagmaya koyulmuslar kazmalariyla, greyderleriyle sehirlerin incisinin.
kac asirlik ulu cinarin köklerini kemirmekteler dört bir taraftan doymak bilmez hirslariyla.
ve yazik ki, ac gözlü haramiler tarihin kutsal emanetinin hariminde bugün.
nihayeti hal, sehrin fitrati ve benligi üzerinde oynanan bizans oyunlari ve mukaddes surlarinda acilan kahpe gedikler;
ve buna olanca gücüyle direnip, bagrina hücum eden onca hain oka ragmen sancagi elinden birakmayarak Ulubatli'lasan ve hepsine birden bir basina meydan okuyan asil bir medeniyet mirasi...
ve buna olanca gücüyle direnip, bagrina hücum eden onca hain oka ragmen sancagi elinden birakmayarak Ulubatli'lasan ve hepsine birden bir basina meydan okuyan asil bir medeniyet mirasi...
galiba onun icindir ki, istanbulda karmasik duygularla doluyor insan.
birde bu fotograflarin dikkatimi cekmesi onlarda biraz da kendimi daha dogrusu zamane müslümanini görmem.
benligimize kök salmis ve cihanbaha degerlerle insa edilmis soylu müslüman fitratimiz, malesef kadir kiymet bilmeyisimizden kapitalist ihtiraslar, tasrali kabaliklar ve kalabaliklar, modern cüretkarliklar ve postmodern duyarsizliklar hücumunda metruk, mahzun, yarali ve yalniz bir sekilde mevcudiyet mücadelesi veriyor...
artik esasli bir durus alma zamanidir. cok gec olmadan...

0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home