Wednesday, 20 June 2007

BIR KARINCA HIKAYESI -aile meclisi-

Memleketine varmak icin yol tutmus bir yolcu gun guruba meyledinceye kadar yurumus, Hayli yorulmus, bir ara yolda gordugu yarim cimenli bir tepecigin ustunde dinlenmek icin oturmustu. Az vakit gecmisti ki bu yolcu cimenlerin arasinda bir karinca gorup acaba bir karinca yuvasinin ustundemiyim diye telasla etrafina bakindi. Elbisesini yokladi ama ortalikta yerde gordugu kucuk karincadan baska hic bir karinca bulamadi. Oturdugu tumsegin bir o tarafina bir bu tarafina dikkatle tekrar bakti yine hic bir sey goremedi. Kendi de yolda olan yolcu gunesin guruba meyletmesinin de verdigi endise ile karincanin yolda kalmis evinden uzaklasmis kaybolmus oldugunu dusundu. Bir ara da karincanin kucucuk kum tanelerinin ustunden gecisini, minicik cimenlerin etrafindan dolasmasini esefle seyrederken iyice daldi, gayri ihtiyari isitilir bir sesle “Zavalli karinca” diye soylendi. Karinca dile geldi ses verdi.

- Bana zavalli diyen de kim?

Yolcu evvela sasirdi ama cok gecmeden cesaretini toplayip

- “Ben buralardan gecen bir yolcuyum” dedi

Karinca tekrar sordu

- Nereye gitmektesin?

- Ben eve donmekteyim. ya sen nereye peki? diye sordu yolcu. Karinca devam etti.

- Oyle... Evimden ciktim, gitmekteyim bir yerlere. Lakin neresidir bilemem, bildigim bir yerlere dogru cekildigimdir. Zira yola ilk dustugumde yolda oldugumun idrakinde de degildim zaten. Hanlar, kervansaraylar gectikten sonra ancak bildim ki ben uzunca bir yoldayim.

Yolcu yine sordu

- Ya peki Ahbabin Yokmu Senin?

Karinca cevap verdi:

- Biz bes kucuk karinca idik. Ayrildik yuvadan cifter cifter, dustuk yollara boyle. Yollarda ahbaplar bulduk, gulduk eglendik, huzunlendik agladik. Yol gittikce ayrildik ahbabin cumlesinden.

- Senin ciftine ne oldu ki karinca.

- Az gittik, geri donduk. Biraz daha gittik sonra yine geri donduk. Fe heyhat, her geri donus daha uzun bir ayrilis getirdi bize. Gun geldi busbutun ayirdi bizi yollar.

- Sen baska yer de o baska yerde

- Ben baska yerde o baska yerde…

Telasi dinen yolcu sohbete daldigi karincaya dikkatle bakarken karincanin kollari arasinda asili bir sey dikkatini cekti.

- O nedir? diye sordu.

- O benim heybemdir, diye cevap verdi karinca.

Yolcu taaccub ile tekrar sordu;

-Heybende ne var peki?

Karinca dedi:

- Erzakim vardi biraz. Azalir cogalir, ama nedense hic bitmez. Bir de bir kucuk
kitabim var. Onu da evimden almistim. Ara ara da okurum onu.

Yolcu sordu karinca cevapladi.

- Peki ne var o kitapcikta.

- O benim erzakim gibidir
Kucuklugum de masal kitabimdi
Buyudugum de yol haritam oldu
Bilmem bazan sanki onumde kisa bir yolu gosterir gibi amma
Anladim ki o kisalar hep birleserek gidiyor bir ip gibi onumde benim
Zahir, dereden tepeden tumsekten gecer, yagmura suya duser, gece de ve gunduz de yol giderim ben. Ne zaman yorulsam yolda kalsam bu kitap yol bulur, umit olur bana. Hic eskimez, hic azalmaz, hic yaniltmaz, tadi hic mi hic kaybolmaz onun.

- Evin yok mu senin? Gel sen evine geri don.

- Haklisin, yoruldum yurdumdan cuda dustum gayri. Lakin hakikat su ki, ben zaten kalu beladan beridir yoldayim. O ev dedigin ilk duragim idi ancak. Sen yoluna git ey yolcu, zira ben menzile varmadan once son duragimi beklemekteyim. Ilk duragim evim idiyse, o son duragim da evimdir elbet. Iste o yuzden ben zaten evime donmekteyim. Hem biz karincayiz, yuvamiz da topraktan…

- Belki ahbaba donmek istersin?

- Hey ademoglu, sen bunu bilmezmisin,
Sana varmazsa ahbabin cumlesi, sen onlari bulamazsin.
Zira her biri ayri halde her biri ayri yolda, istesen de goremezsin.
Illa ki bir sultan-i kebir toplayip getire anin cumlesin sana.
Ve illa cumle yollari yanliz bir tek yerde bitire..
Simdi anla ey yolcu, iste ben bekler isem o bitisi beklerim.
Yine anla ey yolcu, geri donmek eve donmek degildir…

- Bu yollarda garipsin sen karinca?

- Ben yanliz degilim, sen kendi haline agla yolcu. Bu karanliklardan bana pencereler acan biri var. Sesimi duyar bir ses, isimi gorur bir el var otelerde. Sen bakma hali garibime benim...

dedi ve devam etti karinca.

-Bu da benden sana bir nasihat ey yolcu, su oturdugun tumsegin kucuklugune bakip da kendini buyuk zannetme. Daha senin onunde o tumseklerden buyuk nice daglar var. Sen benim halime bak da kendi halini anla yolcu ve basini kaldir bak, gor ki sen de bir kucuk karincasin. Sen ise acidin bana, yol buyuk karinca kucuktur dedin. Sen bir de kendi yoluna bak ey yolcu, hakikati bil de yola gel. Zira senin yolun da sandigindan uzun, bildiginden cetindir.


Bu sozleri isiten yolcu batmakta olan gunes ile beraber derin bir ye'se dalip kendini acinir bir halde buldu. Basini one egdi, oturdugu tumsege, geride biraktigi yola, gitmek uzere oldugu mesafeye, etraftaki yuksek daglara bakti. Sessiz ama derinden bir nefes aldi. Gitmekte oldugu yolun uzunlugunu, batmakta olan gunesi dusundu. Keske bende karinca olsaydim diye icinden gecirdi birden.

Vaziyyete muttali oldu hemen karinca,

- Meyus olma ey yolcu, ben sana basini eg diye soylemedim. kaldir basini bak haline hele bir, bilki sen zaten karincasin gor diye dedim zahir.

Aksamin dusmekte olan karanligi ile telasi artan yolcu tekrar sormaga, karinca cevaplamaga basladi.

- O heybendeki kitap?

- Evet, O heybemdeki kitap?

- Yol bulur mu acep bencegizin haline?

- Dinle beni ey yolcu! Bu kitap sana da bana da ilk duragimizdan evvelli, ilk duragimizi, son duragimizi, son duragimizin sonrasini anlatir bildirir elbet. Sen yeter ki yolunu uzun bil bak ki neler var onda. O hem uzun yol hem kisa yol haritasidir bize. Demistim sana kisalar birlesir uzun olurlar diye.

- Kim yazmis onu peki?

- Bizi bu yola salan elbet.

- Peki sana pencereler acan her isini goren el?

- O el senin ile beni bu yolda karsilastiran el, seni yola koyan, beni ele salan eldir. Dikkatle bak! o eli her yerde her iste goreceksin. Sen hele bir de karinca oldugunu bil, bak daha sana neler neler gosterir o el.

- Karinca oldugunu bilmek ne demek?

- Bana baktigin gibi kendine bakmak demek. Sen kendine acirsan sana senden daha cok aciyan bulursun demek.

- Sen de dertliymissin karinca.

- Derdim bu yollarda eglendiklerim, beni bu yollara salani unuttuklarim, kendi derdime agladiklarimdir. Zira ben bu yerlerde cok eglendim. Yolcu yolunda gerek… Simdi beni sal ben gideyim ey yolcu.

- Bunu da bil, biz yoldayiz bizim icin durmak ve yolda kalmak, vatanindan cuda dusmek demektir. Simdi sen de kalk yoluna git ey yolcu. Yolda bir karinca yuvasina da rast gelirsen eger selam et. Sizi bir sonraki durakda bekliyor deyiver benden.

VE ALEYKUM ESSELAM -----



Z. N. (5 karincadan dorduncusu)