musluman saati
dunyanin gunes ve kendi ekseni etrafinda donusu sagdan soladir.gunesin kendi ekseninde donusu de sagdan soladir.
keza ayin kendi ve dunya etrafinda donusu de sagdan soladir.
kabenin etrafindaki tavaf da, is bu sebepten olsa gerek, yine sagdan soladir. zira sagdan sola tavafiyla insan, alemdeki buyuk senfoniye kendi nagmesiyle katilmaya calismakta ve varliga hukmeden kanuna teslimiyetini ilan etmektedir. iste bu ahenk ve suurla insan kendi kucuk zaman dairesinin sinirlarini asip buyuk ve genis dairelere gecisler yasayabilmektedir.
ne tuhaftir ki, gunes, dunya, ay ve insan topyekun ayni yonde deveran etmekte iken zamanin nabzini tutan akrepli yelkovanli alafiranga saatin ibreleri soldan saga cark atar. bu tavriyla adeta alemin nizamina bir kafa tutma, bas kaldirma halindedir.
gunu 24 e bolusuyle de hem zamani hem insani safaktan, guruptan, bahardan ve guzden koparip, kendi mekanik dunyasina boyun egdirmek cüretindedir.
bu saat hayata hakim oldukca zaman butun duygulardan, sukundan, tevekkulden ve kah cosup kah dinen ritminden soyundurulup, soluksuz bir hirsin ve amansiz bir yarisin acimasiz ibresi haline gelivermektedir.
bu modern aygit tersten donusuyle sanki insanin gercek dunyadan koparilip kendi yarattigi dunyanin pervanelerine cevrilisinin serencamini anlatir bize..
oyle bir serencam ki tevhidin bayraklari olan ezan ve minare gitmis, onlarin yerine saat ve saat kuleleri olmustur hayati dizayn eden merkezler.
hal bu iken biz ne alemdeyiz?
dunyanin anbean gunesin mihverinden cikip gunbegun yukselen saat kulelerinin etrafinda pervaz etmesinin sonunu eli kolu bagli seyrediyoruz!!
müslüman saati'nin yazari yukaridaki resmi gorse ne derdi acaba!?

<< Home