Sadi Şirazi'den
● Her kişi ki bir kimsenün aybını senün katuna getürdi, saydı; gümansuz senün aybuni dahi ayruk yire iledecekdür● Derviş gerekdür ki ne denlü güç görse tahammül ede.
● Şol alim ki ten besler ve nefs muradın gözler, ol kendüzi azıp yürür, kime kılavuzluk idesidür?
● Pür taam olan maidede marifet olmaz.
● Bihünerler hünermendi göresi değül.
● Yetmiş türlü aybun olsa, dost ani görmez bir hünerini görer.
● Bir söz ki cemiyette söylenmeye, gizli dahi söylememek gerek.
● Halkın gizli aybuni eşkare etme ki, anı rüsvay eylersin ve kendüzini itimadsız eylersin.
● İncinürem ol dostlar sohbetünden ki bed hulkumu eyi gösterirler, aybumu hüner ve kemal bilürler. Dikeni gül yasemin gösterürler. Kani ol düşman ki şuh-çeşm ola, bana kendi aybum göstere.
● İlim ne kadar okursun çünki sende amel yok, heman yine cahilsin. Ne muhakkıksın ne danişmendsin. Ana benzer ki bir behayım üzerne kitab yükledeler ve ol bilmez kitab mıdur ya odun mıdur?
● Her ki cevabda tiz ola, diline hata söz gelür.
● Dostlar katinda ayak zencirde olmak yigrekdür yadlar ile busitanda olmakdan
● Hubların zülfü, akl ayağının zenciridür.
● Ne aşığın gönlünde sabr karar ider, ne kalburda su.
● Bir danişmend gördüm ki bir şahsun mahabbetine giriftar olmış. Latifeyle dedüm: "Bilürem ki filan şahsa mahabbetün ziyadedür. Ülema kadrine layık değüldür ki bu mikdar hüsn içün kendüni töhmetli eyleye ve böyle cefalar çeke."
Eyitdi(dedi): "İy yâr! İtab elini rüzigarum eteğinden çek ki nice kerre bu maslahattan endişe kıldum. Bu halk töhmetini çekmeği asan gördüm, anun didârunsuz olmağa sabr itmekden. Gönlümi onun hatırı olduği yirde komışam. Eger (ister) lutf ile beni katına ala vefa ide, veger (ister) kahr ila katından süre cefa ide, kendü bilür."
● İmdi iy bülbül! Bahar beşaretini getür, yaramaz haberi baykuşlara ko!

<< Home