Thursday, 24 July 2008

piyanist


dag tepe demedik tirmandik. tam sekiz saat. dagin tepesindeki duzlukte bir ihtiyar belirdi. piyanist. yuruyuse cikmis. ben diyeyim 65 yasinda, siz deyin 70. adimlari, bakisi, kiyafeti, konusmasi tam bir bilge prototipi.
'sizin ikraminizi karsiliksiz birakmamaliyim.' deyip, evine goturdu bizi. alkislardan ve kosusturmacadan bikmis. artik huzur-u daimiyi yakalayabilme muradinda. yalniz yasadigi evinde ne televizyon ne internet var. piyanosu salonun orta yerinde.
'bana, nasil burada yalniz yasiyorsun diye soruyorlar.'
ben de 'ben asil kalabaliklarin icindeyken yalnizdim, diye cevap veriyorum' diyor. bu ihtiyar bilgeyi dinledik de dinledik. dilinden, parmaklarindan ve bakislarindan dokulen manalar fena carpti bizi.
o ihtiyar piyanistten yola cikarak sunu anladim: insan hakikate yaklastigi nibette söz sadelesiyor ve durulasiyor, vicdanini referans aldikca ifadeler vuruculasiyor ve dogrudan hayatin icinden konustugu mesabede isabet kaydediyor.
sozlestik onunla. haftaya yine ziyaretine gidecegiz. hem de yatiya.
ona suprizimiz turk yemekleri olacak...