Thursday, 21 August 2008

kapat gozlerini

sanatiyla hem elindeki enstrumani hem kalpleri sizlatan azeri musikisinin buyuk ustadi kemencezen habil aliyevden soruyorlar:
ustad, kemence calarken gozleriniz neden hep kapalidir?
cevabi sanatinin ve derinliginin sirrini ifsa eder cinsten.
cunku, diyor buyuk ustad, gozlerim acikken sadece gozumun onundekini gorebilirim. gozlerimi yumdugumda ise bana hayal ulkesinin kapilari acilir; ne istersem o an gozumun onundedir.

hakikaten oyle, goz kapagi goze, goz hayale perde.
gormek isteyenlere, hayalini hakikate tahvil pesinde kosanlare
"gozlerinizi acin!" tavsiyesinde bulunmayacagim.
bilakis, diyorum ki:
kapatin gozlerinizi! kapatin ki uzaklar yakin, karanliklar aydinlik olsun.
hayalin hakikatten ustun oldugunu iddia edecek degilim.
fakat o hayalin ardinda hakikatten ote bir hakikat vardir.
miraci karanlikli geceye mi aydinlikli gunduze mi daha cok yakistirirsiniz, bir dusunun.
renklerde bile siyah bir baskadir. derinligin rengidir siyah. sinirlar, hudutlar hayal ve hafzalanin otesine asmistir siyahta.
ve nihayet...
benim icin bitti bir hayal. ne guzel hayallerdi. gecelerimi susler beni zamanin ve mekanin otesine tasirdi. muhayyilemin her gun yeni bir seyler ekleyerek insa ettigi iki yillik hayal koskum birden hayale karisti, gitti iste.
simdi bir gercekle basbasayim. beni mecnun eden nazli hayalin meyvesi, hayalinden daha guzel bir gercekle. ben bakmak istedikce gozlerimi kamastirip kapattiran, beni hayale daldiran bir gercekle.
ustad Habil Aliyev! ikimizin de gozleri kapali. sana gozlerini actirmayan hayaldir, bana karsimda duran gercek.