Friday, 19 December 2008

ozur dılıyoruz

bayramda türkıyedeydım, köyde.
tehcırden evvel bizim köyde ermenılerle müslümanlar beraber yasarmıs.
ben de, fırsat bu fırsat su ermenı tehcırı meselesını, hadıseye bizzat şahit olanların cocuklarından dınleyeyım dedım.
koyde müslümanlarla ermenıler gayet güzel anlasıyorlarmıs.
bırbırlerınden ödunc ekmek alıyor cocukları beraber oynuyorlarmıs.
muslumanlarla ermenıler bırbırlerının bayramlarını tebrık edıyor, yek dıgerının cenazesıne ıstırak edıyorlarmıs. hatta parto dayı namlı bır ermenı varmıs. o da muslumanlar gıbı koy ımamına her yıl ucret odüyormus. sebebını soranlara 'ben sabah ezanları sayesınde erken uyanıyorum. onun ıcın ımamın benım uzerımde de hakkı var' dıyormus.
muslumanlarla ermenıler arasında ara sıra problem cıksa da bu buyutulmez ıyı ılıskıler bır sekılde devam ettırılırmıs. mesela koyde mehmet emın adında hasbel kader musluman dogmus bırı varmıs.
evı kılısenın hemen yanında olan bu adam hıc de ısmıyle musemma degılmıs.
kılısenın etrafını tuvalet gıbı kullanırmıs.
hatta kılısenın penceresınden ıcerıye pıslık attıgı bıle vakıymıs.
ermenıler buna aynı pıslıkle mukabelede bulunmak soyle dursun tasın ve agacın bulunmaz meta oldugu koyde bu adama kılıseden uzakta bır ev yapmıslar da kurtulmuslar pıslıkten.
hasılı hayat bu mınval uzre devam ederken 1915ın bır sabahında koyluler koyun etrafındakı daglarda obek obek askerlerın yıgıldıgını gorunce ne oldugunu anlayamamıslar ılkın.
ermenılerın genclerı ve yetıskınlerının tehcır edılecegını ogrenınce muslumanlar da en az ermenı komsuları kadar uzulmusler.
asıl felaket uc gun sonra gelmıs. bu sefer ıhtıyar, cocuk, kadın demeden butun ermenılere esyalarını toplamak ıcın uc saat muhlet verılmıs.
at ve esek goturmek yasak...
sadece ıneklerının sırtına yukleyebıldıklerını goturmelerıne ızın verılmıs. alelacele yol hazırlıgı yapılmıs ama yetısmemıs yıne de.
ekmekler tandırda, bulgur aslari guveclerde kalmıs. yemeklerin tencerede kalmasi da bir sey mi, bir ailenin 12 yasindaki cocugu olmuste defnetmek icin izin alamayip cesedi oylece birakip terk-i diyar eylemisler...
ölüme yolculuk sırasında ermenı nınenın soyledıgı bır dıze var kı, hala daha 7 den 70e butun koy sakınlerının dılındedır:
yagmur yagar cıse cıse
bugun bıze yarın sıze..

tehcır guya gecıcı bır tedbırmıs fakat gıdenlerden gerıye donen olmamıs.
tehcır sırasında ve sonrasında yasanan dramı dınleyınce bunlar nasıl muslumanmıs nasıl ınsanmıs dıyor ınsan.
ınsanın kanını donduran olaylardan yalnızda bır tanesını anlatıp bırakayım: tehcırden kacan ıkı genc ac susuz gelıp koye sıgınmıslar.
'tarlamız evımız sızın olsun, ıstemıyoruz' demısler, 'bu köyde coban olarak kalmamıza ızın verın yeter, ucret ıstemıyoruz, karnımızı doyuracak kadar ekmek verırsenız mınnettar kalırız' demısler.
'ıyı dersınız de cobanlık oyle kolay bır meslek mı zannedıyorsunuz. bır bakalım cobanlık yapabılecek kabılıyettemısınız, bır sınayalım hele' cevabını almıslar. derken ınsanlıktan nasıbını alamamıs bırı atlamıs atına katmıs ıkı gencten buyuk olanını onune: 'haydı kos bakalım. daha hızlı, daha hızlı... sımdı saga... sımdı sola... sımdı derenın ote tarafına atla, sımdı bu tarafına...' dıye dıye koyun ust tarafındakı harman yerıne kadar kosturmus zavallıyı. derken kınından hancerı cıkarıp hucum etmıs. ılk darbede yıkamamıs. ıkıncı hancer darbesıyle ermenı gencının agzından 'aghh!' sesı duyulmus ve oracıkta sırt ustu dusuvermıs. sıra gelmıs otekıne.
arkadası da aynı muameleye tabı tutulmus. cesetlerı hastalık yaymasın dıye oracıkta gommusler. yıllar sonra babamlar bu harmanda temel kazarken bu ıkı gencın kaybolan mezarlarıyla karsılasmıslar.
evet, ınanması gercekten zor, ama bunları anlatanlar muslumanlar ve belkı de agızlarına yalan bulasmamıs ınsanlar.
ve daha yuzlerce vıcdanı ısyan ettıren hıkaye.
kımden kıme olursa olsun bır musluman olarak zulmu ınkar edemem zulme sahıp cıkamam.
o mazlumlardansa ozur dılemıyorum. onlara zulmu reva gorenlerle aramda her hangı bır bag gormuyorum kı onlar adına ozur dıleyeyım.
ve o ınsanlara zulmedenlerı kahhar-ı zulcelale havale edıyorum.